Yeni medya, dijital dönüşüm, tasarım odaklı düşünme, pazarlama, psikoloji üzerine bolca okuyup faydalı olduğunu düşündüğüm kaynakları ve düşüncelerimi burada paylaşıyorum.

Özellikle teknolojinin insanların ve toplumların yaşam, düşünce ve iş yapış biçimi üzerindeki etkisini incelemek ilgi alanım.

1986 Bursa doğumluyum. Bursa Anadolu Lisesi, İstanbul ticaret Üniversitesi İşletme Bölümü ve Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Yüksek Lisans Bölümünü tamamladım. 2012 yılında yayınladığım tezin içindeki pek çok önerme çoktan hayata geçti.

2006 yılında ilk stajım ile birlikte başladığım iş hayatında 9 farklı sektörde masanın farklı tarafındaki yer alarak tecrübe edindim. Diğer yandan bir girişimci olarak da çok fazla başarısızlık hikayesi yaşamanın haklı gururunu yaşıyorum. Şuan 16 farklı sektörde faaliyet gösteren firmalara pazarlama ve dijital dönüşüm stratejileri danışmanlığı hizmeti veriyorum. Eğer size faydalı olabileceğimi düşünürseniz lütfen iletişime geçin.

Küresel Kriz, Yeni Dünya Dengesi ve Hindistan

12slum600jpg

Hafta sonu Beşiktaş’taki Dvd mağazasına girdiğimde aradığım film yoktu ama orada ki görevli ki birçok sinema eleştirmeninden daha fazla sinema kültürüne sahip olduğunu, sohbetin ilerleyen dakikalarında anlayacaktım. Bana daha önce de bir arkadaşım tavsiye ettiği ve Oscar aday Slumdog Millionaire filmini ısrarla izleme gerektiğini söyledi. Ben de kararsız olduğum içn aldım ve izledim. Gerçekten de film mükemmeldi.

Yeni dünya düzeninde doğu kültürü yıllardır sürdüğü yükselişe devam ederken filmde aynı zamanda Hindistan’ın gelişimine göz atmakta mümkün. Aslında konu ile alakası olmasa da herkesin bir şekilde bildiği ve geleceğin ekonomik devlerinden olacağı öngörülen Hindistan’ı birçok yönüyle anlatıyordu.

Küreselleşen dünyada pizza siparişi için telefon açtığımızda aslında Hindistan’da bir gençle görüştüğümüzü kaç kişi biliyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte daha ucuz iş gücü uğruna dünyanın doğu yakasına 40 yıldır kayan sermaye, ilk zamanlar batılı ülkeler için başlarına gelebilecek en iyi şey idiyse de artık toplumsal gelişimin adımları olan “kullan” ve “kopyala” basamaklarını başarı ile tamamlayan Hindistan ve Çin artık kendi teknolojisini üretip batılı ülkelere satar hale gelmiştir. Yozlaşan finans sistemi ise bu arada Amerika’da ki birkaç evsizin kendilerine zorla verilen kredileri ödeyememesine dayanamayıp trilyonlarca doların buharlaşmasına sebep olmuş durumda. Avrupa’nın ekonomik durumu da çok iç açıcı görünmemektedir.

Doğulu ülkelerde daralan batı talebi ile birlikte biraz silkelense de fırtına bittiği zaman bir de bakılacak ki doğulu ülkeler biraz daha gelişmiş ve batı buhar gücünün keşfi ile devraldığı liderliği bırakmak zorunda almıştır.

Zaten son yıllarda Land Rover ve Jaguar’ı Hindistanlı Tata, Volvo’yu da Çin’li Geely’nin alması, batının geriye gidişini daha somut olarak görmemize sebep olurken mart ayından sonra İngiltere ve ABD’de daha fazla şirketin iflasa gideceği apaçık ortadadır. Tüm dünyada kurtarıcı bir kahraman olarak görülen ve Amerikan halkının tereddüt etmeden seçtiği Barack Obama bile “Bu kadar derin bir kriz olduğunu bilmiyordum. Geceleri uykularım kaçıyor.” itirafında bulunmuş ve nasıl daha az zararla krizi geçirmenin hesabını yaparken doğulu ülkeler gelişimini sürdürmüştür.

Filme geri dönersek başlangıçta barakalarda yaşayan film kahramanları filmin sonuna doğru yeni yapılanmış iş merkezleri ve gökdelenlerin bulunduğu bir bölgeye dönüşmüş mahallelerinde bir inşaatın yüksek katlarında bakarak çocukluklarında ki durumu yâd etmektedir.

Tabi ki tüm doğu sihirli bir dokunuşla refaha ulaşamayacak ama kendi teknolojilerini üreten ülke olma konumunda tüm hızla ilerlerken kim tutacak onları. İsveçli dev Ericsson cep telefonu piyasasından çekilirken Samsung, Lg’nin hızlı yükselişini Nokia kaygıyla ve pazar payı yitirerek izlemektedir.

Dünya’nın dengeleri her geçen gün doğu lehine işlemekte, ve batı da ellerinden bir şeylerin kayıp gittiğinin farkında. Geri dönülemez bir durum değil ama tüm iyi senaryolar gerçekleşse bile meşhur bir deyişle dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Bekliyor ve izliyoruz…

Not: Bu yazı yaklaşık 2 ay kadar önce kaleme alınmış olup yayımlama fırsatı bulamamıştım. Artık bugüne kalmış. Aslında bu süreç içinde mevcut durumda pek bir değişiklik de olmadı. Çok da bir şey kaybetmemişiz.

Kamil Mehmet ÖZKAN

Not 2 (2013): Bu yazı yayınlandıktan sonra Dünya’nın durumuna bakacak olursak, Avrupa ve AMerika’daki ekonomik kriz daha da derinleşmiştir. Yunanistan iflasın eşiğine gelmiştir. Merkez bankaları yüzmilyarlarca doları daha piyasaya sürmüşlerdir. Telefon pazarında ise Apple dünya lideri olmuş, Dünya’nın en değerli şirketi haline gelmiştir. Ama daha sonra Uzak Doğu’lu Samsung “kopyala” adımı çok iyi başararak Apple’ın önüne geçmeyi başarmıştır. Apple’ın tüm üretimini Uzak Doğu’da yaptırması ise ayrı bir çelişki konusudur. Çin her yıl ortalamanın üzerinde büyümeye devam etmektedir.

Kamil Mehmet ÖZKAN

◾️Digital Coach™️, New Media, Advisor, Speaker, Writer, Digital, Mobile, New World, New Customer, Istanbul, Gourmet Foods, Travel, Blogging

2 Comments
  • analyser

    06 Mayıs 2009 at 14:22

    film mükemmeldi. herkes izlemeli.

  • kmlzkn

    06 Mayıs 2009 at 14:29

    olaya küreselleşme açısından bakıldığında daha da güzelleşiyor.

Post a Comment

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.